<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>hayat Hülya Uçar</title>
	<atom:link href="https://hulyaucar.com/tag/hayat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hulyaucar.com/tag/hayat</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 21 Jul 2024 14:39:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/cropped-WhatsApp-Image-2017-10-06-at-19.47.38-32x32.jpeg</url>
	<title>hayat Hülya Uçar</title>
	<link>https://hulyaucar.com/tag/hayat</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">136780946</site>	<item>
		<title>Bir Varoluşçu Nasıl Düşünür?</title>
		<link>https://hulyaucar.com/her-sey/bir-varoluscu-nasil-dusunur</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2024 14:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Her Şey]]></category>
		<category><![CDATA[absürt]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[anlamsız]]></category>
		<category><![CDATA[egzistansiyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[exist]]></category>
		<category><![CDATA[existensialism]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[varolmak]]></category>
		<category><![CDATA[varoluşçu]]></category>
		<category><![CDATA[varoluşçuluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hulyaucar.com/?p=1214</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Varoluşçuluk kelimesi Latince’de varolmak ‘existere’ kelimesinden türetilmiştir, egzistansiyalizm söylenişi ile bilinen düşünce &#160;1800’lerde Kierkegaard’ın bireyin gerçek dünyada gerçekle yaşamasının soyut düşünce deneyimlerinden daha iyi olduğunu savunan bir felsefe akımına, yaşam görüşüne aittir. Kierkegaard bireyin yaşamına anlamı toplum veya dinlerin değil kendisinin vereceğini düşünür. Seçimleri kendisi yapar hayatın içinde, bu yolla da hayatın anlamını ve değerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/her-sey/bir-varoluscu-nasil-dusunur">Bir Varoluşçu Nasıl Düşünür?</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>

<p>Varoluşçuluk kelimesi Latince’de varolmak ‘existere’ kelimesinden türetilmiştir, egzistansiyalizm söylenişi ile bilinen düşünce &nbsp;1800’lerde Kierkegaard’ın bireyin gerçek dünyada gerçekle yaşamasının soyut düşünce deneyimlerinden daha iyi olduğunu savunan bir felsefe akımına, yaşam görüşüne aittir. Kierkegaard bireyin yaşamına anlamı toplum veya dinlerin değil kendisinin vereceğini düşünür. Seçimleri kendisi yapar hayatın içinde, bu yolla da hayatın anlamını ve değerini kendisi bizzat keşfeder, seçer. Bu anlamı ararken insan kolaylıkla umutsuzluğa düşebilir, ancak zaten önemli olan esas olarak da bu anlama giden bireysel yolculukta seçimi yapmak sorumluluğudur. Bireye ait yaşam yine bireylerin kendi seçimleriyle yol alarak şekillenip her bireye göre de değişen anlam bulunur. Her birey özgürdür; kendi öz farkındalığına muktedir, seçimleri de kişiye özel başka kavramların baskısından, oluşumdan bağımsız özgür kararlardır. Doğuş, yaratılış sürekli değişmekte, her şey sürekli değişmektedir, öyleyse birey de tam olarak daimi değişimde olan hayatın anlamını tam olarak kavrayamayacak ve sürekli değişen bir anlam arayışının içinde yaşayacaktır. &nbsp;</p>



<p>Her birey kendilerine göre tanımladıkları anlam ve değere göre gelecek için kendi seçimlerinin yapmanın sorumluluğunu taşır. Miras alınan veya önceden oluşturulmuş bir varoluş yoktur; birey kendi varoluşunu çizer. Seçimleri, kararları, anlam arayışları onun varoluşunu çizer. Birey büyük istekle, ciddi bir şekilde otantik yaşama zorunluluğuna sahip çıkmalı, “Varoluş özden önce gelir!” ilkesini unutmamalıdır.</p>



<p>Varoluşçuluk insanın üzerine hayat anlamını kurduğu için bence umut verici bir düşünce akımıdır; önceden hiçbir şey belirlenmemiştir, bu durumda çabayla &nbsp;kendi hayatımızı seçebilir, kendi anlamımızı bulabiliriz. &nbsp;Zorunlu olduğumuz kendi seçimlerimizi yapmak ise şayet ortak payda anlamlardan sıyrılır özgürce kendimize ait yolda yürüyebilir, kendi anlamımızı bulabiliriz.</p>



<p>Hayatın anlamı nedir?</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/her-sey/bir-varoluscu-nasil-dusunur">Bir Varoluşçu Nasıl Düşünür?</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1214</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Ç.G.H: Çok Gizli Hayat</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/c-g-h-cok-gizli-hayat</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:05:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[kısa]]></category>
		<category><![CDATA[lanet]]></category>
		<category><![CDATA[lanetli]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[öyküler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=959</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Yola çıkarken yalnız olduğumu sanıyordum. Sarı yağmurluğumu dikkatlice ilikleyip, sarı yağmur botlarımı giymiştim. Çıkmadan cebimdeki konyaktan uzun bir yudum aldım. Çikolatalı puromu kapıyı kapattıktan sonra ıslak çime atıp sağ ayağımla ezdim. Saat on biri geçiyordu. Nedenini söylemek zor, içimde birkaç istekle yürüyemeye başladım. Bir tanesi evde şöminenin başında konyağını yudumlamak istiyordu caz dinleyerek, öteki evi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/c-g-h-cok-gizli-hayat">Ç.G.H: Çok Gizli Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Yola çıkarken yalnız olduğumu sanıyordum. Sarı yağmurluğumu dikkatlice ilikleyip, sarı yağmur botlarımı giymiştim. Çıkmadan cebimdeki konyaktan uzun bir yudum aldım. Çikolatalı puromu kapıyı kapattıktan sonra ıslak çime atıp sağ ayağımla ezdim. Saat on biri geçiyordu. Nedenini söylemek zor, içimde birkaç istekle yürüyemeye başladım. Bir tanesi evde şöminenin başında konyağını yudumlamak istiyordu caz dinleyerek, öteki evi bırakmak…. Bu çok yağmurlu gecede üşümeye ayarlamıştım kendimi. Sonunda birkaç saatliğine yürüyecektim. Kararsızlık da var işin içinde.  Nereye? Bu bilinmezlik, bu iyi adam olmama halleri. Sağa bak tehlikeli, sola kafanı çevir acil durum, tekrar sağa bak kırmızı alarm… Hiç kıpırdama, öyle kal. Ne caddeden caddeye geç, ne yol al. İyisi mi sen eve geri dön. Sarı botların dış kapının eve bakan kısmında hayal meyal yürüsünler. Hikayeye ekle şunun gibi şeyleri; “Sonra büyük ağaçları geçecektim, büyük gece hayallerini, olmaz renkleri, sakıncaları, tehditleri ve içimdeki ışıkları dikkate alacaktım.” Evde otursaydım bu gece, yaşayacağım geceyi bilebilirdim; sakin, olağan, huzurlu. Ülkemi, şehrimi, sınırları terk etmek istemezken, evden çıkmam bana küçük bir soluktu. Bir zamanlar başka hayallerim vardı, bir zamanlar başka bir sarı yağmurluğum, başka bir hayatım…Reddedebilir miyim? Birçok hayat mümkünken lanetli olan benimdi. Şimdi içimde laneti ele geçirmiş, başıma gelenler ve gelecekler sığınağında çok özel gizlilik içindeyim. Şimdi lanetlerin yanındayım. Asla sevmiyor değilim, tutkum haline gelen bu özel halle baş etmiyor, onu kendime bizzat çağırıyorum. Her gece aynı yere gidip, uçurumdan boş şişeleri, eski elbiseleri, poz verilmiş albümleri taşa bağlayıp atıyorum. Kesin uçurumda kalsınlar, ne rüzgar, ne fırtına, ne hortum geri getirsin. Lanete ters düşen her şey bitmiş olmalı. Hava yağmurlu, bunu da halime uygun buluyorum. Bazen neredeyse hiçbir şey hatırlamıyorum, bazen de bütün otomobil plakalarını tek tek sayıyorum, altı haneli eski arkadaş listesi telefon numaralarını, geçilmiş sokaklardaki apartman adlarını…Geveleyip duruyorum yatakta, bir sağa bir sola bir milyona sayarken bütün hafızamı silmeye çalışıyorum. Oysa tek bir şey. Tek bir şey bekliyordum. Hayatım, hayatımın önünden geçip laneti sollayacaktı. Kanıyor muyum bu zırvalıklara? Gönülden evet. Bu yüzden de aklıma şu gelmek istemiyor. “Sen pis bir yalancısın, bu lanete tutkunsun!” Neredeyse berbat olan her şeyi sonsuz büyüleyici buluyorum. Sonsuz büyüleyici. Bazıları bunları son derece aptalca bulur. Her türlü öğütten nefret edip son hızla geceye yürürken, unutulmuş bütün ikiyüzlülüklerle, lanetin içine bütün hayatımla yürüyorum. Sessizce benimle gelirken onu benden başka gören hiç kimse yok. </p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/c-g-h-cok-gizli-hayat">Ç.G.H: Çok Gizli Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">959</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nano Sıradan Bir Kadın Hikayesi</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/nano-siradan-bir-kadin-hikayesi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jul 2018 13:19:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=674</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Bu hikayede geçen kişiler kesinlikle gerçek değildir. Hayal ederek yazılmıştır. Başımı küçük pencereye çevirince emekli banka müdürünün çatısında silindir bir su deposu görüyorum. Başımı yine çevirince benzerlikleri yakın başka su depoları görüyorum, sonra gözlerimi dubleks binanın ikinci katına indiriyorum kayıtsızca: Evleri güneşten korumak için bej rengi kalın perde aralanmış, güneş içeri girdikten az sonra belki güllü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/nano-siradan-bir-kadin-hikayesi">Nano Sıradan Bir Kadın Hikayesi</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Bu hikayede geçen kişiler kesinlikle gerçek değildir. Hayal ederek yazılmıştır.</p>
<p>Başımı küçük pencereye çevirince emekli banka müdürünün çatısında silindir bir su deposu görüyorum. Başımı yine çevirince benzerlikleri yakın başka su depoları görüyorum, sonra gözlerimi dubleks binanın ikinci katına indiriyorum kayıtsızca: Evleri güneşten korumak için bej rengi kalın perde aralanmış, güneş içeri girdikten az sonra belki güllü mobilyaları solar ama bundan daha önemlisi var; geniş gözlüklerin arkasında yarı saklanan bir çift &#8216;görücü&#8217; nün yoğunluğu omuzlarıma indi ve bedenim ister istemez ağırlaşıyor. İki saat hiç kıpırdamadan siyah sandalyemde, gidip gelen aynı gözleri seyrettim, hatta komşumuzun siyah tüylü elini ve kırlaşmaya başlamış saçlarını. Başımı başka yönlere çevirmek ya da kalkıp yerimden gitmek kolay olurdu ama bezdirici bakmaya karar vermiştim. Göze göz.</p>
<p>Saatler çabuk geçmiyordu. Zaman paha biçilmez değerliydi. Zümrüt vakti diyebiliriz aynı değerden yola çıkarak, belki bazı anlar sahiden de çok kıymetlidir ve gümüş vakti:  soğumuş bir sonbaharın çeyrek gece gökyüzünde bakış çerçeveme atlayan röntgenci bir adamla kesiştiği noktada, donmuş bakışlarımı özgürlüğüne alıp götüren bir kuş aklıma Oruç&#8217;u getiriyor, bazen zamanın nasıl da çabuk geçebildiğini hatırlatan uykularla lapis vakti en güzel geceler&#8230;Şimdi? Şimdi seyir oturuşuyla tükettiğim saatler sokak taşları.</p>
<p>Değişim için çok geç. Bunca sabit baktıktan sonra nasıl görmemiş gibi yaparak başımı çevirip esneyebilirim ki! Yerimden kalkıp pencereye yürüdüm. Perdeyi sonuna kadar çekerek gözlerimi karşı binada gezdirdim. Bakışlarımla kol gezerken aynı noktaya döndüğümde, o çoktan gitmişti. Derin bir nefes alıp kuş olup olmamak arası gidip geliyordum. Düzen&#8217;i bozduğumu fark ettim, perdeyi eski haline getirdim ve adam geri geldi. Aynı &#8216; düzen &#8216; kuruldu. Çok uykum gelmişti. Uyumamak için gazeteye uzandım. &#8220;Elektrik direklerine asılmış afişler &#8216;düzen&#8217; i bozduğu gerekçesiyle kaldırıldı.&#8221; Muhtemelen tiyatro, panel, sergi afişleridir. Sanatın ortalık yerde duyurusu toplumun huzurunu bozma nedenlerinden biri varsayılarak ilanlar öldürülmüştür diğer deyişle. Ortalıkta akıllı adam olmamalı. Uykum muyku kalmamıştı.  &#8220;Sevgi Yolu&#8217;nda saksafon çalan iki genç düzeni bozdukları gerekçesiyle gözaltına alındı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Arabanın içinde öpüşen iki genç tutuklandı.&#8221; Ben de tutukluyum, hiç kıpırdayamıyorum.</p>
<p>Gözaltındayım. İşte başka bir &#8216;düzen&#8217; haberi. &#8220;Girişte damsız girilmez yazılı bara iki güzel genç kadın düzeni bozacaklar endişesiyle içeri alınmadılar ve kadınlar İnsan Hakları Derneği&#8217;ne bildirip eve geri döndüler.&#8221; Hayal gücüm mü karışıyor yoksa okuduklarım gerçek mi? Yalnız olmadığımı bilmek bir suçu başkasıyla paylaşmanın rahatlığını veriyor. Bundan hoşnut olmam ne tuhaf!</p>
<p>&#8220;Singapur&#8217;dan Japonya&#8217;ya haftada 43 uçuşumuz var&#8230;&#8221; Uzağa gitmek iyi olabilirdi. Bu adam burada kalırdı. Bedenimi herhangi bir yere taşımak kafamı da beraberinde getirecekti, özgürlük kafamın içinde, ben yine ben olacaktım. Düzen kıran. Geyşaların sorunları da olabilirdi. Çare yok. Bir şey değişmez.</p>
<p>Gazeteyi uçaklar yapıp karşı binaya gönderiyorum ama rüzgar yok, özgürlük yok, düşüyor, düşüyor&#8230;</p>
<p>Çocukluğumu düşündüm: İstediğimiz gibi gökyüzünde havalanmayan çöp oyuncaklar, çarpım tabloları defalarca yazılmış defter yaprakları uçuşları ve öfkeyle içeri giren küçük ayaklı düş kırıklıkları&#8230;</p>
<p>Kızgındım. Hayatta kontrol edilemeyen başka şeyler vardı. Öteki. Diğeri. Gece hala olmamıştı.</p>
<p>Bedenimin üst kısmı hala gözaltında. Oldukça çirkin bir adam. Canım sıkılmaya başladı. O hiç sıkılmıyor. Yakında taşınabilirim. Başımı gövdemden ayırarak. Giyotin. Çağlar sonrası bu işi kendim yapmam gerekiyor. Düzen kıranım. Kimse bugünlerde kafa uçurmuyor, uçurmama neden olarak ölümün suçunu da ellerime atıp kaçışacaklar. Buna uygarlık diyebiliriz. Bittiğinde adı &#8216;intihar&#8217; olur, suçlu?</p>
<p>Suçlu yine ben. Düzen kıran. Damalı bir tabanın üzerinde ayaklarımı gevşekçe  basarak suçlularla yer değiştiriyorum. Taşınacağım ve her şey düzelecek.</p>
<p>Rumuz Kaktüs Ölmüş Bir Geceyle</p>
<p>Dizlerine İnmiş Pembe Bir Don İle</p>
<p>Bütün Yalnız Sorulara Şahit Yok Nedensiz Öldü</p>
<p>Tecavüz Değil Baştan Çıkarıcıymış&#8230;.</p>
<p>Olmaz. Gazetede böyle ölüm haberi olmaz. Ben de o zaman gece üç sularında Altındağ mahallesinde tecavüze uğradığı sanılan!!! bir kadın haberiyle ölmem. Ölümümün bile yargıya dönüşeceği korkusu bu fikri benden ışık hızıyla alıyor. Yanıma gece düştü. Seyir seçilmez oldu nihayetinde. Belki sırtı karısına dönük uyumuştur çoktan, göğüslerimi yüzüne ekleyip röntgenin tadını çıkararak kaçınılmaz gerçeğin üstüne çıkmıştır. Bu gidip gelmeler ışığın olmadığı çift kişilik yatak odasında zinaydı düşlerle ama görünen şu ki ; sevginin kutsallığı muhterem kocasının üstünde ve sadakat kesin ve yasal. Kimse bilmiyor şimdi yedi taksim a dubleks binada yasal birlikteliğe kabahat karıştığını. Özel hayatımı ihlal etti, gelecek ay Temmuz&#8217; un on beşi evlilik yıldönümlerini kutlarken kırmızı güllerle sadakat ve eşsiz sevgisini anlatacak. Aile kutsaldır her daim ve dokunulmaz. Adam beni gizlice seyredebilir, çiçekleri sularken, perde arkalarından, gece yarısı yazın açık balkon kapılarından, bütün özel gizli hayatımı ihlal edebilir&#8230;</p>
<p>Hiç kimseye ispat edilemez, anlatsanız siz düzen kıransınız.Bir suçlunun yargılanacağı sezişleriyle geri çekilişleri ürkek ve çekingen adımlarla, geri çekiliyorum, yüksek sözle bile söyleyemiyorum, masumum, bireyim, kadınım&#8230; Yok konuşamıyorum. Erdemli kadınların arasında sarı saçlarıyla suçlu pencere yakınlarında perdesi bilerek çekilmiş göğüsleri dik bir fahişe. Düzeni altüst eden kadın sınıfı.</p>
<p>Ayartmışımdır sağı solu, baştan çıkarıcı, düzen kırıcı. Yarın saçlarımı kestane rengine boyatarak mazbutlaşacağım. Belki tüm bu iftiralardan kurtularak bol kazaklar içinde maksi eteklerle odanın karanlık köşelerine çekilebilirim ve her şeye ilave sokakta sigara içişlerim yok mu salınırken baştan çıkarıcılığımla. Aklımın erdiği kötülükler yine aynı aklımı başımdan alıyor ve ağlıyorum. Yarın hemen taşınıyorum. Islak yüzümle uykuya dalıyorum.</p>
<p>Sabahın aydınlığı bir gece önceki kendime ait kıldığım suçları geri alarak beni masum kılıyor. 56&#215;65 guaj erkek portreme devam ediyorum penceremden sızan güneşle. Kanyağımı yudumlarken fırçalarla dokunduğum yüze iyice yaklaşıyorum. Sıcak bir erkek yüzü. Oruç&#8217;un gözleri büyük, alıştığım gün kadar bildik mavilediğim bakışları&#8230;Uzakların ellerime sıcak ve yakın dokunuşları gibi..Kalın üst dudağı parmaklarıma yakın mersin çiçeği&#8230;Biraz pembeleştirmeliyim dudaklarını, öpüşlerini&#8230;Ben Oruç&#8217;u sahiden seviyorum. Ne çok özlemişim yüzünü&#8230;Tanıdıklığını&#8230;Yanında olduğumu hayallemek bile beni öfkelerden arındırıp aklımı şiire sarıyor. Oruç benim kayboluşlardan iki kişi çıkışım, tuvalde hayalle tutunduğum&#8230;Hayatı hayatım olan&#8230;</p>
<p>Geriye çekilip porteye baktığımda fark ediyorum bluzum kaymış. Adam gelmiş, gizli özel hayatıma oturmuş yine, kıllı eli perdeden kayan bluzumun içine dalıyor&#8230; Fırçayı karşı binanın yüzsüzlüğüne fırlatıyorum. Hırçınım. Öfkeliyim. Bahçelerine düştü erkek portrem. Birazdan gidip alırım hafif tombul karısından, &#8220;Nasıl oldu bilmiyorum&#8221; derim. Kaşının birini kaldırarak beni süzdükten sonra bluzumu düzeltip üstünden toz alıyormuş gibi yapar. Bahçe kapısının önünden çekilip kapıyı açar. &#8221; Oturduğun oda sürekli güneş alıyor, bunalmıyor musun?&#8221; diye sorduğunda ben çoktan aynı odamdayım.</p>
<p>BUNALIYORUM. Lakin güneşten değil, desem kocanız hep bende, &#8220;haddinizi bilin, kocam üst katta nargile içip aile albümümüze bakıyor&#8221; diyecek  ve susuyorum. Susuyorum.</p>
<p>Ah Oruç yanımda olsaydın, anlatır mıydın güneş alan bir oda için nelere katlandığımı? Kendimle var olma uğraşımda ben ve ben yaşamaya çalışırken nasıl da zor hayatta kadın olmak&#8230;</p>
<p>Şimdi ne çok ihtiyacım var bana söyleyebileceğin iki güzel söze : &#8221; Sen farklısın ve düzenden hariç olmak yakışıyor sana&#8230;&#8221; &#8220;Özgürlüğünü seviyorum.&#8221;  Sen yanımda, sırtımı dikleştirerek kendime gelir bütün birikmiş öfkemle pencereyi açıp iyice sarkarak ve iyice bağırarak &#8220;Pis Röntgenci!&#8221; diye ihlal olan özel gizli hayatımı bir çırpıda kurtarırdım. Kurtarır mıydım? Daha içeri girmeden &#8221; Pis Teşhirci &#8221; diye bağırışları beni odanın en karanlık köşesine itiyor, sonunda ezilip bir kenarda bacaklarımı açıyorum çaresiz. Göz tecavüzleri. Kim anlar beni? Sen anlarsın beni, Oruç. Sen anlarsın.</p>
<p>Öyle çok bunalıyorum ki, adamın günlerine ve gecelerine zorla refakat ettirilirken, ertesi sabah uyanıp portreme siyah kalın bir bıyık ekliyorum. Sonra kalın mercekli dikdörtgen geniş bir gözlük. Saçlarına da beyaz fırça darbelerimle her şeyi bitiriyorum. Portreyi alıp odanın en uç köşesine gidip tüm gücümü topladıktan sonra koşarak hızla elimdeki yüzü fırlatıyorum.</p>
<p>Kabanımı giyip çıkıyorum ev&#8217;sizlikten. Sigaramı yakıp, Oruç&#8217;un sıcaklığını hayalliyorum adım adım semtten uzaklaşırken. Önce sarılırız, sıcak bir çay demler. Ona döndüğümü bilerek hiçbir şey sormaz.</p>
<p>Belki çok sonra anlatırım ona defalarca tecavüze uğradığımı.</p>
<p>Kaynak : OĞLAK YAYINLARI Edebiyat Ürünleri Dergisi Nar : beş 1995</p>
<p>Bu öykü Bir Erkek Portesi ‘Düzenli’ ismiyle basılmıştır.</p>
<p><img decoding="async" data-attachment-id="676" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/nano-siradan-bir-kadin-hikayesi/attachment/img_0034_new-3" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW.jpg" data-orig-size="1840,937" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;MG5300 series&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;1399818989&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="Sıradan-Kadın_Hikayesi_Nano" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-300x153.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-1024x521.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-medium wp-image-676" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-300x153.jpg" alt="" width="300" height="153" srcset="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-300x153.jpg 300w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-768x391.jpg 768w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-1024x521.jpg 1024w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW-1180x601.jpg 1180w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/IMG_0034_NEW.jpg 1840w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/nano-siradan-bir-kadin-hikayesi">Nano Sıradan Bir Kadın Hikayesi</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">674</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aynı Hayat</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/ayni-hayat</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jul 2018 16:30:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[nano]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=464</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Kuşkusuz bir uyku saati. Yatağa uzanır uzanmaz uykuya dalmayı özlemişim. Erik bahçelerinde bir dolu hayal sayıklamadan, yüksek anlaşılmaz seslerde geçmişe dair zırvalamadan, uyanıp kapıları açarak gecenin sessiz asfaltlarında ayakların çıplak yürümeden sükunet içinde herkese ait rutin bir uykuya yatmak. Hayran olunacak sessizlik zamanı. Hayallerim tuhaf, hatta zor gibi görünebilir, ama ben şimdi sadece uyumak istiyorum; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/ayni-hayat">Aynı Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt;"><span style="font-size: 11.5pt; color: #444444;">Kuşkusuz bir uyku saati. Yatağa uzanır uzanmaz uykuya dalmayı özlemişim. Erik bahçelerinde bir dolu hayal sayıklamadan, yüksek anlaşılmaz seslerde geçmişe dair zırvalamadan, uyanıp kapıları açarak gecenin sessiz asfaltlarında ayakların çıplak yürümeden sükunet içinde herkese ait rutin bir uykuya yatmak. Hayran olunacak sessizlik zamanı. Hayallerim tuhaf, hatta zor gibi görünebilir, ama ben şimdi sadece uyumak istiyorum; kolay ve basit. Otobanlarda giderken aklıma hep uzaklar geliyor. Tuhaf olan evler, bilinmeyen sırlar, adını bilmediğim kasabalar, 700 km, 650 km, varmayı düşlediğim şehre göre azalan mesafeler, mutlu veya mutsuz evler. Her ev sırlı bir kapı. Çok uzaklarda bilmediğin mutlu kasabalar, sessiz akışlı sakin şehirler&#8230;Kaç yol, kaç yolculuk, kaç gece alır mutlu evlere gitmek? Yeşil kadife, püsküllü koltuklar, avizeler, mavi beyaz porselenler, müzik kutuları, sabah piyesleri&#8230;Mutlaka bilmediğim hayatlar var. Asfalt kokulu yolculuklar, sabah ve gece is kokulu kasabalar, hayat kokan mahalle fırınları, bakkallar, eski yüzlü adamlar. Çöp  kamyonları sabah çok erken saatlerde geçiyor. Sesim bir ton aşağı, bir ton yukarı. Her şehirde terk edilmiş gitmeyen Chevroletler, bir dönemlerin parlak otomobilleri, ancak tutkulu olanlar hikayelerini bilir, otomobillerin ruhları vardır. Çok cümleler söylendi, bu rüyada çok uzaklara bakıyorsun, gidebileceğin bir şehir yok gibi&#8230; Bazı geceler yüzlerce kasabaya uğruyorsun, bazı geceler ise hiç yürüyemediğin ahşap tabanlı, soğuk zeminli , ıslak fayanslı uzak evlerdesin. Dört cam çevirmeli arabalar, anlattığım her şeye inanıyorum, zaman zaman her şey çok güzeldi. Her şey olacağına varır. Bazen ne kadar yol alsak hiçbir şehre gidilemez. Hayata ait kokular. Taş taklidi yapabilmek mümkün olsaydı her şey aynı kalabilirdi. Sandalyeler, koltuklar, şezlonglar&#8230;Yataklı vagonlar, limanlar, buğulu ve tutkulu büyüler, istasyonlar, kasaba kokuları, kilometre tabelaları, yeni şehirler, &#8220;hayat böyle&#8221; yazılı levhalar&#8230; Evlerin çatılarında şubat yağmurları, meşhur çocuk Pinokyo, başka masaldaki Polyanna&#8217;ya aşık olmuş, buna inanman bir masal olmamalı, hayatta her şey eşit değerde mümkün, erken saatlerde erken varmak için çıkılan yolculuklar, telaşa gerek yok, nasihatli de nasihatsiz de gidilecek yolun kokusu aynı olacak, bazı şeyleri gideceğin şehirleri seçerek değiştiremezsin. Hangi şehre gidersen git, aynı hayat, aynı rüyalar. Tesirleri hala devam eden bir zamanda mutlaka yaşamış olacaksın, köşe bucak, rüya rüya kaçsan, yine aynı şehir aynı yaşanacak.Ne geçmişte yapılacak bir şey vardı, ne de şimdi. Evdeki hesap çarşıya uymaz hayatlar yaşanıyor, imkansız denilenler imkanlı oluyor, az havayla yaşamak mümkün oluyor, rüya yorumla, fal bak, el oku, her şey olacağına varır, bunca telaşın, endişen boşa, oldu, bitti, üzülmen hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Arka bahçede erik ağaçları ve terk edilmiş bir Chevrolet&#8230; Uyku uyku, şehir şehir, rüya rüya dolaşıyorsun&#8230; Hiçbir şeyi değiştirmek mümkün olmadı.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" data-attachment-id="623" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/ayni-hayat/attachment/pinterest-1" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1.jpg" data-orig-size="500,503" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="nano-öykü-pinterest" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1-298x300.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-medium wp-image-623" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1-298x300.jpg" alt="" width="298" height="300" srcset="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1-298x300.jpg 298w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1-150x150.jpg 150w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/07/pinterest-1.jpg 500w" sizes="(max-width: 298px) 100vw, 298px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/ayni-hayat">Aynı Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">464</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Travma</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/travma</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 May 2018 16:16:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[hayaletli]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[misafir]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=447</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Geriye sayarak uyumayı dene, 100, 99,98,97,96,95…Kapıda 5 numara yazıyor, üstü özel boyalı, balık adamlar var, denizaltı, deniz kızı, mavi bir kapı, iki kere çal, beş kere çal, yokuz, biz yokuz, yoktuk, gitmiştik, keşke evde olsaydık ama yoktuk, keşke biraz bekleseydiniz, gitmeseydiniz, gitseydiniz, biz soba borusundan çatıya çıkmıştık, size oradan baktık, bir sürü çoluk çocuk çıkıp [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/travma">Travma</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p style="text-align: left;">Geriye sayarak uyumayı dene, 100, 99,98,97,96,95…Kapıda 5 numara</p>
<p>yazıyor, üstü özel boyalı, balık adamlar var, denizaltı, deniz kızı, mavi bir</p>
<p>kapı, iki kere çal, beş kere çal, yokuz, biz yokuz, yoktuk, gitmiştik, keşke</p>
<p>evde olsaydık ama yoktuk, keşke biraz bekleseydiniz, gitmeseydiniz,</p>
<p>gitseydiniz, biz soba borusundan çatıya çıkmıştık, size oradan baktık, bir</p>
<p>sürü çoluk çocuk çıkıp gelmişsiniz, iyi ki yokmuşuz, yatak yok, yorgan yok,</p>
<p>hal yok, çarşının ortasında, şehrin göbeğinde, hiçbir şey dikkatli olmamı</p>
<p>sağlayamaz, seni görmeyeceğiz, kapalı pencereleri biliyorum ve</p>
<p>panjurun arasından caddenin ötesini. Gece yarısı çıkmayacağım, asla</p>
<p>yürümeyeceğim tutunarak, tutunmayarak, tren mren yok, hepsi bir miş</p>
<p>hikaye, bu gece yarısı gezisine çıkmayacağım, ben yokum, asfalt</p>
<p>kokuyor, sabah kokuyor, gece kokuyor, benzin bu, mazot bu, yol kokusu,</p>
<p>gitmişlik kokusu bu, kafamı uzattığım herhangi bir Tütün Bank levhasının</p>
<p>yakınındayım, caddeden uzaklaşmadım, karşıya geçmedim, yabancılarla</p>
<p>konuşmadım, hayaletli eve de gitmedim, alıştığım bir gökkuşağı yok,</p>
<p>alıştığım bir asansör de yok, iyi akşamlar  hoş geldiniz, nasılsınız?, ben</p>
<p>iyiyim teşekkür ederim, siz nasılsınız?, kafam arabanın motor kapağına</p>
<p>sıkıştı, rölanti düşmüş, istop etti, çalıştı, istop etti, çalıştı, kafam sıkıştı,</p>
<p>iyiyim teşekkür ederim, evin yedek anahtarı var, çilingire gerek yok, bizim</p>
<p>kapıda 5 numara yazıyor, üstü özel desenli, balıklar gitti yıldızlar geldi,</p>
<p>tema gece, kocaman da ay dede var, hemen bulursun, duymazsam</p>
<p>kapıyı yine çal, belki yokum, bir yere gittim, çabuk gelemeyebilirim,</p>
<p>istersen sonra yine gel, not bırak, ya da kapıya ben geldim yaz, Huzur</p>
<p>Apartmanı, sıkışık kıyafetler, düğmeler zor kapanmış, patlak pantolon,</p>
<p>Düğmeci Nihat, Terzi Süleyman, çok zengin bu iki adam, çünkü çok</p>
<p>cimriler, üst katta Patikoğulları da zengin, tok gözlü, cömert gönüllüler,</p>
<p>evlerinde hiç bir zemin soğuk değil, hiçbir köşe tozlu değil ve her yer</p>
<p>simetrik, her şey düzenli, hayatla el ele insanlar, düğüm olmuş kolyeleri</p>
<p>yok, içinden çıkılmaz taşlı pirinç çuvalları da, tapusuz geniş arazileri de,</p>
<p>her şey yasal, Patikoğulları mutlu bir aile; bir anne, bir baba ve üç çocuk.</p>
<p>Şehir Restoran’dayız, mutlu yıllar sevgili ailem, biz önümüzdeki yeni</p>
<p>senelerde daha da mutlu olacağız, iflas etmeyeceğiz, hep zengin</p>
<p>kalacağız, hiçbir dostumuz, arkadaşımız, akrabamız azalmayacak, hatta</p>
<p>artacak, asla yalnız kalmayacağız; paralar, dükkanlar, evler, arabalar</p>
<p>uçup yok olduğu için, bu pozun çok uzaklarda, dalmışsın, çok uzağa,</p>
<p>ama çok uzağa. Evimizin bahçe kapısında Villa Huzur yazıyor, çok kolay</p>
<p>bulursun, koyu yeşile boyanmış bahçe kapısı, koyu yeşil demir</p>
<p>korkuluklar, üstünde mektup yazan posta kutusu, hemen bulursun, kapı</p>
<p>zili bozulmuş çok yağmurlu bir gecede, kapının zili çalmamış işte bu</p>
<p>nedenli, duymamışım, keşke çok çalsaydın, keşke seslenseydin, keşke</p>
<p>bekleseydin, kapının üstünde  kokulu pembe güller var. Ses çıkarma,</p>
<p>evde yokuz, şimdi giderler, kapıyı çalıp çalıp giderler, bu pozun uzağa</p>
<p>bakıyor, ama çok  uzağa. Hiç mutsuz olmayacağız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/travma">Travma</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">447</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hayat</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/hayat</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2018 18:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[fırtına]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kuşlar]]></category>
		<category><![CDATA[kuşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=412</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Hikayenin geçtiği ev, hafakanların bastığı mekandı. Mart soğunu yaşarken evin bahçesine kırnavlar yerleşmişti. Tutkuların da, ateşli aşkların da tarihe karıştığı bu evin dışında kedilerin seviştiği bir dönemin içindeyim. Fütursuz hayatlarına özeniyor, panjurları yarı kaldırılmış penceremden uzanıp üşüyerek, siyah korku kedilerini, beyaz ev miyavlarını ve sarmanları seyredip kendimi unutuyorum. En çok iki katlı müstakil evlerin, villaların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/hayat">Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p style="background: white; vertical-align: baseline; margin: 0cm 0cm 18.0pt 0cm;"><span style="font-family: 'inherit','serif';">Hikayenin geçtiği ev, hafakanların bastığı mekandı. Mart soğunu yaşarken evin bahçesine kırnavlar yerleşmişti. Tutkuların da, ateşli aşkların da tarihe karıştığı bu evin dışında kedilerin seviştiği bir dönemin içindeyim. Fütursuz hayatlarına özeniyor, panjurları yarı kaldırılmış penceremden uzanıp üşüyerek, siyah korku kedilerini, beyaz ev miyavlarını ve sarmanları seyredip kendimi unutuyorum. En çok iki katlı müstakil evlerin, villaların oluşturduğu kentten uzak sakin bir semtti burası. Üzerinde “Ağva” yazılı, sarı boyalı tek katlı en şirin evde Doktor Rüştü Mutlu yaşıyordu. Dantel oymalı bej perdeleri ve bahçesinde baharda açan sarı papatyalarıyla ev çoğumuzun hayaliydi. Mektup kutusu kapının üzerinde olan tek yerdi. Bazı zamanlar, bu eve yani Ağva’ya gizli mektuplar göndermeyi düşünmedim değil. Bu mektuplar; genel olarak, evin hayal ettiğim iç mimarisi, koltukları, döşemeleri, abajurları, hatta mutfaktaki fincan takımlarıyla merakım ve özlemimi bütünleştiren “Sevgili Ağva,” diye hitap ettiğim uyduruklarımı içerecekti. Doktor Rüştü Mutlu’ya da teşhisi koymak düşecekti pek tabii ki. Yine denizi gören Çakar Villa’da da beni çeken şeyler vardı: Her şeyden önce, bu ikiz villanın tam ortasına sanki yüzyıl önce yerleştirilmiş ahşabın üzerinde beyaz yazılı levha sizi içeri davet ediyor. Sol taraf tamamen sessiz, kalın perdeler çekilmiş, balkonlar bomboş, ya ev sahibi ölü ya da sayfiye yeri. Sağ kısımda oturanların epey pasaklı ve artıkçı oldukları kanısındayım; balkonlardan sarkan turuncu, ters çevrilmiş sandalyeler, eski antenler, içki şişeleri, bir dolu çöp… Olsun, bu evi de seviyorum, umursamazlığı ve hoşnut olmayı çağrıştırıyor. Burada da Ömer Esmer ve eşi Perran Esmer oturuyordu. Gelelim Süzen Villa’ya; pembe, 70’li yıllara ait iki katlı hüzünlü bir mekan. Kirli tüller geniş pencereleri açık bırakacak şekilde yanlara çekilmiş, evin içi sanki kül rengi, içeride kimsenin yaşamadığını düşünüyorum ama gelip geçerken sıkça gördüğüm bej Chevrolet beni yalanlıyor. “A. Avak Turap” yazıyor kapı zillerinde. Merdivenlerden çıktım, ancak cesaretim kapıyı çalamayacak kadar zayıf. Üstelik diyecek hiçbir şeyim yok. Evet bu evi çok seviyorum ama konuk olmak için bu yeterli değil. Beyaz  Ev 261’de, yeşil panjurlu evlerde yada gül bahçeli hanelerde Oya Hidayetoğlu, Atilla  Tansal, Ökkeş Pekmezci, Zerrin Serin veya Asuman Güney yaşıyordu. Bunların hepsi söylentiden öte değildi. Hiçbirimiz birbirimizi görmemiştik, akşam oturmaları yoktu, sabah kahveleri veya bahçe sefaları…Hepimiz ama hepimiz kapalı komşulardık. Gevezeleri, hımhımları, patavatsızları, hatta dedikoducuları bile özledim desem yeridir. Öyle tek kaldım ki…Kenara çekilmiş tek ayak üstünde cezaya kalmış, harrangürra giden bir yaşamı seyretmeye zorlanıyorum ve bu köşede yorulduğumu umursayan yok. Çin halılarım, ahşap, ayaklı abajurlarım, berjerlerim, şöminenin önündeki sallanan koltuğum, goblen işlemeli örtülerim, gümüşlerim, hatta kedim bile bana yetmiyor. Mutlu olmalıyım ama değilim. Pencere pervazlarında menekşe ve begonya bile var, etajerin üstünde de kızkalbim. Kesinlikle ıssızdım. Her şeye rağmen. Kıvır zıvır işlerle vakit öldürürken asıl istediğimin bu olmadığını, bütün dileklerimi gerçekleştirebilmek için esasen en çok zamana ihtiyacım olduğunu biliyorum, biliyorum, ama umutlarımın azalması yalnızlık saatleriyle eş zamanlı. Fırtına kuşları, martılar, yağmur kuşları, baykuşlar, ötücü kuşlar,hepsine ama hepsine soruyorum sevgilimden haber var mı diye, ” Biz böyle birini görmedik!” diye alaycı cevaplıyorlar ümitlerimi. Ne yani ben uyduruyor muyum? Çok değil, belki üç sene önce bu evde, üst katta seviştik. “Cinsel fetih mi?” , ilgisi yok, tutkulu uzun bir aşk hikayesinin bedene dönüşmesiydi. Bu kuşlar da çok kalpsiz hatta yalancı! Tabii ki beni sevdi, şimdi biraz uzakta, hepsi bu. Ay yüzünün zayıf ışığından bana sevgilerini gönderiyor, sadık ve dost gece kuşum bildirdi: Hala beni düşünüyor. Bu semtte dağılmış birçok evde, üzgün gönüllü insanlar olduğunu hissediyorum. Konuşmadık ama paylaşıyoruz.Bazen pencerelerde, perde arkalarından kafalarını temkinli çıkarmış insanlar görüyorum, bir çırpıda bahçe sulayan komşular, gece yarısı köpeğini gezdiren hayvan severler. Hepsi tedirgin, tavşan yürekli,içe dönük. Onlarla insansız kenti paylaşıyoruz. Kuşatma hezeyanı içindeymiş gibi yarı ölü dolaşan adamlarla hayat adamlarının karıştığı son yılları. Ben; hayale tutuldum, başka türlü olmazdı, içim bu. Farklı yaşamların içinde küçük evrenlerin dağıldığı zaman nedenli savrulmalar…Elimde olan yap boz bir oyuncaktı ve parçaların çoğu yitikti. Artık, eski günlerdeki gibi bütün olması gerçek dışıydı. Şimdi, kıyıda köşede yaşayan insanlardanım; kuş ve kedi dostlarıyla. Savurgan çocukluk ve gençlik yıllarından sonra kalp ağrıları içinde heyamola ile tüketilen orta yaş dönemi. Geceleri hayatın iyice yok olduğu, şömine başında bir kedi ve bir kadının eskileri dinleyerek geçirdiği zaman. Mart kedilerinden başka ses yok, bir de ikimiz konuşuyoruz… İp cambazları, akrobatlar, ateş yiyen adam , tahta bacak, palyaçolar, hepsi tarihe karıştı. Aklıma geliveren yalnızca karakoncolos, o da aslında zamanın kendisiymiş. Gece kuşum, bana kaleydoskoplarımı fısıldıyor, yerimden kalkıyorum, büyük şapka kutusunun içine yerleştirdiğim kaleydoskopları çıkarıp, birer birer abajurun ışığına tutuyorum, düşlerimi binbir çiçek ve parıltı demetinden kendime çekiyorum: Ayak uçlarında zıplayıp koşan, şarkılar mırıldanan, hatta beyaz papatyalardan taç yapan bir çocuğum, ağaçlıklı bir yoldan tepedeki beyaz şatoya gidiyorum, Pamuk Prensesim ve Prensim beni öperek uyandırıyor, kedim beni yalıyor ve düş sona eriyor. Yine yalnızız; ben, kedim ve izafi gece kuşum. İhtiyacım olan düşsel bir sıvıyı içmek ve böylelikle yeni hayata kavuşmaktı. Bildiğim; tüm çocukların içinde kalan da vardı, geçenler gibi. Benim içimde kalan, hatta sıkı sıkıya içime yapışan hayallerimdi. Gerçeğe tutunamayanlardandım. Kendimi olduğum gibi kabullenmek de beni düş bir boşluğa itti. Görünür olmaktan çıkmıştım. Aynadaki aksim bile hayali, tuhaf bir yüzdü: Japon çizgi filmlerindeki gibi kocaman gözlerim, altın sarısı saçlarım ve yerleşmiş sırıtkan bir ifade. Bu yüzün altında onunla hiç uyuşmayan bej poplin gömlekli, siyah jorjet etekli bir kadın bedeni yatıyordu. Bir de ten rengi naylon çoraplar ve ev terliklerim. Zaman düşlerimle örtüşmemişti. Sıfırı tüketmeye yakın yaşama gücüm, uzaklarda esen düş rüzgarların ölü dalgalarıydı. En uzak dedeme kadar atalarımı düşündüm, onların arasından da tıpkı benim gibi havada asılı yaşayanlar olmuş muydu; düş tutkunu olmak irsi olabilir miydi? Ya da hiç nedensiz? Düşe tutunmuş havai mavi denizin içinde, özel bir gezinti gemisi mesela Hayal Gemi, bu semtten ve kent merkezinden bütün adsız yalnızları tek kişilik hanelerinden çıkararak çok ama çok uzun sürecek , yalnız hayal şehirlerde demir atacak bir yolculuğa çıkarır. Ki bu hayal şehirler, madenleri altına, yaşamı ölümsüzlüğe, zamanı gençliğe dönüştürecek iksirlerle doludur. Herkes hayal ettiği gibi yaşar ve mutlu olur… İspanyolete sıkışan gece kuşumun acı çığlığıyla kendime geliyorum, yaralanmış, canı yanıyor, kediler gitmiş, tıs yok, kararan bahçede yalnızca kuru ağaçlar kalmış. Seni hemen şimdi iyileştireceğim, gece kuşum ölmemelisin, zamanı değil, sıcaklar gelince kameriyenin altında yaz gecelerinin sefasını çıkaracağız, yine başka evleri düşüneceğim, içinde yaşayan benzerlerimi ve hayallerimi, ölü düşleri ve sen eski sevgilimi anlatacaksın bana. Ölmemelisin, şimdi vakti değil. Kuş köşklerini çoğaltmalıyım. SON</span></p>
<p><img decoding="async" data-attachment-id="877" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/hayat/attachment/img_0012_new" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG_0012_NEW-e1546698823957.jpg" data-orig-size="249,194" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;MG5300 series&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;1389886261&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="IMG_0012_NEW" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG_0012_NEW-300x234.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG_0012_NEW-1024x798.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-thumbnail wp-image-877" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2018/02/IMG_0012_NEW-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/hayat">Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">412</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Siesta</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/siesta</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 17:35:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[öğlen]]></category>
		<category><![CDATA[siesta]]></category>
		<category><![CDATA[uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamlar]]></category>
		<category><![CDATA[yavaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=375</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>&#160; Ne söyleyeyim? Nerdeyse hiç kimsenin öğle uykulu hayatının kalmadığını mı? Parçalı bulutlu adamlar, yedi fil hikayesi, evinde uyuyamayan hayatlar, hoşgörüsüz sokaklar, biri diğerini itiyor, öne adımlayıp daha hızlı yaşamak için dirsek atıyor, komik çabalar, anlamsız telaşlar. Sabahları işe giderken, akşamları da eve dönerken daha çok korna çal, öndeki arabayı sıkıştır ki, daha hızlı sürsün, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/siesta">Siesta</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne söyleyeyim? Nerdeyse hiç kimsenin öğle uykulu hayatının kalmadığını mı? Parçalı bulutlu adamlar, yedi fil hikayesi, evinde uyuyamayan hayatlar, hoşgörüsüz sokaklar, biri diğerini itiyor, öne adımlayıp daha hızlı yaşamak için dirsek atıyor, komik çabalar, anlamsız telaşlar. Sabahları işe giderken, akşamları da eve dönerken daha çok korna çal, öndeki arabayı sıkıştır ki, daha hızlı sürsün, acele hayatçılar, bir patırtılı, bir gürültülü hayat&#8230; Nereye? Ben bir şeyleri eksik biliyor olmalıyım. Telaşsızlığım hayata uyumsuz kalıyor. Bir saat önce, bir saat sonra ne fark eder ki&#8230; Hayat ne bir gün ileri, ne bir gün geri bitiyor. Onca çabanız öyle tuhaf ki, ya da ben tümüyle tuhaf, uyuşuk ve siesta halindeyim. Sıcak bir kahveyi seviyorum, sisin arkasında yürümeyi seviyorum, ağır çekim dolanıp limonata içmeyi, seni seviyorum&#8230; Jarse etekler, jarse ceketler&#8230; Yavaş saatçiler, saat tamircileri, terzihaneler, eski iş hanı bekçileri, gömlekçiler, Arap sabunu kullanıcıları, tuhafiyeler, radyo piyesçileri&#8230; Kafasını masaldan kaldırıp masala geçenler&#8230; Tuhaf yavaş yürüyücüler&#8230; Araba plakalarını tek tek okuyabiliriz, levhaları tek tek söyleyebiliriz, aynı sokaktan yavaş tempoda yine yine geçebiliriz&#8230; Hiç acelemiz yok. Aynı hayatla elli yıl mutlu olabiliriz, on senede Fransızca öğrenebiliriz, aynı hikayeyi aynı tutkuyla çok kereler okuyabiliriz, sıkıntı yok, geçitler, sokaklar, meydanlar hiç bitmeyecekmiş gibi seyrek halli yürüyebiliriz. Yavaş bir yüzle , yavaş bir hayatla, yavaşça yaşayıp gidiyoruz, ama hiç değilse kimseye kendimizi beğendirme hevesinde değiliz, büyük caddenin büyük hayatlı büyük adamı olma niyetinde değiliz. Güney sahillerinde, oturma odasında, yağmurlu gecelerde hep hayal tutabiliriz, istatistikler, oranlar, kalabalıklar bize göre hiç olmadı. Sahile inmeden önce, sayfiyeden döndükten sonra, yazlıklar kaldırıldığında, hep ama hep kendi halimizde yürüyebiliriz. Koşa koşa gidecek çok mühim bir kasaba, çok derin bir hikaye, bekleyen bir tango&#8230; Çok telaşa anlam yok ki&#8230; Türlü türlü hayatlar var, hiç kuşkusuz bin bir huylu yürüyücüler, hiçbir şey çok tuhaf gelmiyor, ama anlam da veremiyorum. Son ana kadar beklenebilir hayatlar, aslında kim bilir belki bu bir telaş ve yavaş olma oyunu&#8230; Hırslar, intikamlar, mızıkçılar, benim babam senin babanı döver diyenler, benim hayatım senin hayatını yer diyenler. Herkes sanki bir yolculuk öncesi telaş içindeyken, bazıları sabah söylediği bir cümleyi tekrar tekrar düşünebilecek kadar bol vakitli siesta gönüllü uzun ve yavaş hayatlılar&#8230; Adsız sokaklarda, adsız hikayelerle, adsız hayatlılar öğle uykusunun çok değerli olduğunu bilirler. Yaz. Sayfiye hayatı&#8230; Plajlar&#8230; Şemsiyeler ve şezlonga uzanmış siesta hayatlar&#8230; Uzun uzun hayal kurabilecek, gece gördükleri rüyayı tekrar tekrar düşleyip hayra yorabilecek kadar telaşsız ruhlu, kuma uzanmış hayatlar&#8230; Şimdi öğle uykusu zamanı…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/siesta">Siesta</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">375</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mekanik Hayat</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/mekanik-hayat</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Nov 2017 09:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=306</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Seri Numaram XZQT- 796017. Adıma kayıtlı dosya yok. İsmim yok. Şehir falan da yok. Hepimiz sıra halinde yürüyoruz. Kayda değer bir şey yok. Hayat belirtisi de yok. Küçük kutulara yerleşiyoruz. Çalışma hayatımız başladı. Gezegende boş gezenin boş kalfası yok. Kaybedenler imha edildi. Para, makineler ve sürat. Hızlı yürüyenler sağ bırakılır. Yavaş yürüyen yumuşak kalpli zayıf [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/mekanik-hayat">Mekanik Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Seri Numaram XZQT- 796017. Adıma kayıtlı dosya yok. İsmim yok. Şehir falan da yok. Hepimiz sıra halinde yürüyoruz. Kayda değer bir şey yok. Hayat belirtisi de yok. Küçük kutulara yerleşiyoruz. Çalışma hayatımız başladı. Gezegende boş gezenin boş kalfası yok. Kaybedenler imha edildi. Para, makineler ve sürat. Hızlı yürüyenler sağ bırakılır. Yavaş yürüyen yumuşak kalpli zayıf insan yok. İşlem tamamlandı. Yuvarlak Amerikan köfteleri yeme saatimiz geldi. Kutulardan çıkarıldık. Dalgalanmalar piyasayı etkiler, kıpırdamadan köpüklü kara su içiyoruz. En güçlü  hisse senetleri kazanmaya devam ediyor. Kutularımıza geri dönüyoruz. İşlem tamam. Dünya ekonomisine doğru orantı hesap yapıyoruz, asla yan yatmıyoruz. Kutu yan boşlukları sıfırlanmış. Dünya hacmine oranlandık, alanımız ne kadar küçük olursa dünya o kadar zengin olur. Ters orantı çalışma alanı. İşlem tamam. Akşam eve dönüş. Sıralar halinde metrodayız. Şehir yok. Aslında ev de yok. Büyük bir kutunun bölümleri var. Her bölüm bir numara hayatına ayrılmış. Akşam yemeğini Çinliler ele geçirmiş : Suşi. İşlem tamam. Mekanik hayat kuralı : Nefesin kişiseldir ancak oturduğun koltuk sana ait değildir. Yakandaki numaranı söyle! &#8221; Seri numaram XZQT-796017.&#8221; Tamam nefes almaya devam edebilirsin. Dünya dönüyor ve asla hata yapanlara yer yok. Hızlı yürü, hızlı ye, hızlı çalış, hızlı uyu, hızlı cevap ver. Seri numaran kaç ? Büyük adam küçük adamı yutar.  Yönetim kurulu toplantısında hazır ol. Dosyaları bitir, kağıtları yut, şifreleri ezberle, parolayı söyle, hesapları bitir, seri numaran kaç ? Sen kaybedersen, diğeri kazanır. Hayatını kartına işle. İşlem tamam. Seri Numaram XZQT-796017.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="613" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/mekanik-hayat/attachment/xcom-enemy-unknown" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/11/xcom-enemy-unknown-e1528794312210.jpg" data-orig-size="238,131" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="xcom-enemy-unknown" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/11/xcom-enemy-unknown-300x165.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/11/xcom-enemy-unknown-e1528794312210.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-medium wp-image-613" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/11/xcom-enemy-unknown-300x165.jpg" alt="" width="300" height="165" /></p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/mekanik-hayat">Mekanik Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">306</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bulmaca Çözümü</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/bulmaca-cozumu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2017 18:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[bilinmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[bulmaca]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[manşet]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>
		<category><![CDATA[sırlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=267</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Soldan sağa, kaybolan , cennet. Bir inanışa göre sonsuz mutluluk. Çocukluk geçmiş, şarkıları söylenmiş, birisi saklanmış, diğeri aramış , hayaletli evlerde , belki yan odalarda , doğru saklanma yeri hiç bulunamamış , bütün detaylar uçmuş, zaman her şeyi altüst etmiş ve oyun bitmiş. Hayat. Kim asıl olan gerçek yolu bulacaktı? Çok gizli bir bilgi. Çözümü [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/bulmaca-cozumu">Bulmaca Çözümü</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Soldan sağa, kaybolan , cennet. Bir inanışa göre sonsuz mutluluk. Çocukluk geçmiş, şarkıları söylenmiş, birisi saklanmış, diğeri aramış , hayaletli evlerde , belki yan odalarda , doğru saklanma yeri hiç bulunamamış , bütün detaylar uçmuş, zaman her şeyi altüst etmiş ve oyun bitmiş. Hayat. Kim asıl olan gerçek yolu bulacaktı? Çok gizli bir bilgi. Çözümü hiç bulunmamış. Bir gazete ilanı masaya yatırılmış. &#8220;Kayıp Hayatlar,&#8221; bulan, bilen, gören varsa ötekini arasın. Kayıp bir bilinmeyen hayat için kimsenin üzülmeye zamanı yok şimdilerde, bir yabancı ölmüş, hayatı kayıpmış, iyi de kime ne ! Bu bilmediğimiz birilerinin hayatları çoğunlukla diğerleri için yok zaten. Bir yenilik değil ki. Manşet yaz gitsin.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="500" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/bulmaca-cozumu/attachment/img_0002_new" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW.jpg" data-orig-size="1548,786" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;MG5300 series&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;1391275847&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="IMG_0002_NEW" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-300x152.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-1024x520.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-medium wp-image-500" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-300x152.jpg" alt="" width="300" height="152" srcset="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-300x152.jpg 300w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-768x390.jpg 768w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-1024x520.jpg 1024w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW-1180x599.jpg 1180w, https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0002_NEW.jpg 1548w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/bulmaca-cozumu">Bulmaca Çözümü</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">267</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kurt Eşittir Hayat</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/kurt-esittir-hayat</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2017 18:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[kurt]]></category>
		<category><![CDATA[öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[öyküsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=263</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Bugün hayatlardan çarşamba. Oynaya oynaya, güle güle, büyük bir sevinçle veya harikulade huzurla geçen ardışık saatler yok. İyi şeyler söylemek isterdim. İsterdim ama… Bu iyi niyeti belirleyen bir yol yok. Kırk bir kere güzel hayat desem, yine desem hayat değişmiyor. Bir yerde sürekli mutlu olmak kolay değil, halbuki sürekli mutsuz olmak çok daha rahat, hatta [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/kurt-esittir-hayat">Kurt Eşittir Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Bugün hayatlardan çarşamba. Oynaya oynaya, güle güle, büyük bir sevinçle veya harikulade huzurla geçen ardışık saatler yok. İyi şeyler söylemek isterdim. İsterdim ama… Bu iyi niyeti belirleyen bir yol yok. Kırk bir kere güzel hayat desem, yine desem hayat değişmiyor. Bir yerde sürekli mutlu olmak kolay değil, halbuki sürekli mutsuz olmak çok daha rahat, hatta bir çabaya bile gerek yok. Bu can sıkıcılıkla ilgili fikrim şu: Ne kırmızı başlıklı kız, ne de büyükanne, hayat o yatakta yatan kurdun ta kendisi. Masalın esas yüzü bu düzenci kurt. Pohpohla kurdu, pohpohla, senin kulakların ne kadar büyük, senin ağzın ne kadar kocaman. Sonra kurt seni bir lokmada yutsun. Güzel hayat, güzel hayat… Otuz dokuz kaldı geriye… Deniyorum. Her şeyi denediğim gibi. Müspet sonuç alınamamış. Hayal. Kurgu. Rüya. Düş. İyilik. Peri. Küçük bir kağıda, küçük bir mektup yazdım. ”Sevgili kurt, sıkılan canımı artık daha fazla sıkıyorsun, sana tahammülden de usandım, kırk yıllık masalı değiştireceğim haberin olsun, yeşil başlıklı kız olacak ve sen kurt masalda hiç yer almamış olacaksın, büyükanneyle, yeşil başlıklı kız mutlu bir hayatın içinde huzurla yaşayacaklar. Pusulamı dikkate al ve benden uzak dur kötü kurt!”</p>
<p>İşte böyle, canım sıkkın. Rağbet edilen güzel bir şey yazmak isterdim bu çarşamba. Üzüntü, sıkıntı hiç olmamış gibi mutlu haberler vermek isterdim. Lakin bu kurt masalda rağbet görüyor. Başka çarşambalarda, başka ümit veren bir konuşma sözü vermekten başka bir şey elimden gelmiyor şimdi. İyi çarşambalar…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" data-attachment-id="511" data-permalink="https://hulyaucar.com/nanooyku/kurt-esittir-hayat/attachment/img_0014_new-2" data-orig-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0014_NEW-1-e1528279992600.jpg" data-orig-size="631,443" data-comments-opened="0" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;MG5300 series&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;1399814353&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;1&quot;}" data-image-title="IMG_0014_NEW" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0014_NEW-1-300x211.jpg" data-large-file="https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0014_NEW-1-1024x720.jpg" tabindex="0" role="button" class="alignnone size-medium wp-image-511" src="http://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/IMG_0014_NEW-1-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/kurt-esittir-hayat">Kurt Eşittir Hayat</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">263</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
