<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>gitmek Hülya Uçar</title>
	<atom:link href="https://hulyaucar.com/tag/gitmek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hulyaucar.com/tag/gitmek</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Oct 2017 21:51:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://hulyaucar.com/wp-content/uploads/2017/10/cropped-WhatsApp-Image-2017-10-06-at-19.47.38-32x32.jpeg</url>
	<title>gitmek Hülya Uçar</title>
	<link>https://hulyaucar.com/tag/gitmek</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">136780946</site>	<item>
		<title>Sence Umurumda mı ?</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/sence-umurumda-mi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Oct 2017 21:51:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[gidiş]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayalci]]></category>
		<category><![CDATA[nano]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=277</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>Sonu hakikatle nihayetlenmeyen uzun yol rüyalarının asılsız olması, daha da tuhafı hayali yolların hayali olması sence umurumda mı? Yolda yolcu olmam için havada ilk leyleği gördüğüm bir zamanlama olmalı mı? Doğru yerde, doğru zamanda değilim, inandığım için yolcuyum ; olmayan şeylere, mesela boşluğa inanıyorum, mesela beş yapraklı yoncaya, mesela abajur ışığında görülen rüyanın kısa sürede [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/sence-umurumda-mi">Sence Umurumda mı ?</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; line-height: 18.0pt; background: #F7F7F7;"><span style="font-family: 'Arial','sans-serif'; color: #444444;">Sonu hakikatle nihayetlenmeyen uzun yol rüyalarının asılsız olması, daha da tuhafı hayali yolların hayali olması sence umurumda mı? Yolda yolcu olmam için havada ilk leyleği gördüğüm bir zamanlama olmalı mı? Doğru yerde, doğru zamanda değilim, inandığım için yolcuyum ; olmayan şeylere, mesela boşluğa inanıyorum, mesela beş yapraklı yoncaya, mesela abajur ışığında görülen rüyanın kısa sürede gerçekleşeceğine, sökülmüş yünlerden yedi kapıya dağıtıp dileklerin gerçekleşeceğine, mesela sana inanıyorum. Sence hakikat umurumda mı? Yumurtanın yararları, zayıf kalalım , güzel olalım, yüzümüze salatalık kabukları, gözlerimize çay poşetleri, adı mutlu<span class="apple-converted-space"> hayat </span>olsun, sence ben bir kedim olsun istiyor muyum? Sence kedi beni istiyor mu? Anlaşalım; bir kere ben kafam, saçlarım, yüzüm, bütünüyle anlamsızım. Ne sevilmek istiyorum, ne sevmek. Ağzımda yeni<span class="apple-converted-space"> dünya </span>çekirdeğini saatlerce, günlerce büyülü bir çikolataya dönüşeceği rüyasıyla beklediğim hayalli saatleri   çocukluk arkadaşlarıma bütün kalbimle inandığım güce borçluyum. Ya ben hep hayalliydim, ya hayat hep hayalliydi. Akıllı değilim, akıllı da olmak istemiyorum. Ardışık hayatların ardışık hayallerini kurmayı iş zanneden hayal kalp bir yolcuyum. Derin derin düşününce sonuç bende hakikate dönüşmüyor, eskiden veya yeniden bir şey değişmiyor. Sence umurumda mı? Doksan dokuz yıllık hayatım olsa koca bir hayal olmaktan öte bir pinçik hakikat olamayacağım. Dolambaçlı yollara sapmadan hayal üstü hayal altı bir adam olduğumu söyleyince de benimle ilgili tek tük hakikat kalıyor, o da kedisiz olduğum. Sence umurumda mı? Mal, mülk, servet, para, hayal adamın evi olmaz, yanında dolaşan hayaletleri olur, onları da kimse göremez. Kaldık mı yine hayalle baş başa &#8230;<span class="apple-converted-space">Güneş, </span>ay, gezegenler ve görünmeyenler, ha bir de kuyruklu yıldızlar&#8230; Benim gibi hayal kafalı adamların hayat boyu sadık arkadaşları ve olmayan zannedilen hayalli hayat&#8230; Gerçekte var olmadığı halde yalnızca hayalcilere hakikatmiş gibi gelen uzun uzun masallar, hikayeler&#8230;Gıcır gıcır bir hayat sence umurumda mı? Hayal kurma hakkımla, hayalci hayat sessizliğinde başkaları tarafından tutarlı görünmeyen isabetsiz hayatımla keyfim gıcır. Kırk yılda bir hayaller gerçek olurmuş. Sence umurumda mı? Yılın en çok hikaye alan şehrine gece yolculuğu yapıyorum&#8230; Bir şehir puslu hava, bir şehir yağmurlu, bir saat ılık esintili, öteki saat kar yağıyor, zamanla işim yok, her şehir oyalanıyorum, şehirlerin<span class="apple-converted-space"> </span></span><span style="font-family: 'Arial','sans-serif';">nüfus<span class="apple-converted-space"><span style="color: #444444;"> </span></span><span style="color: #444444;">ortalamalarında hayalci oranını düşleyip, kedi gözlerini sayarak gidiyorum, bütün kasabalarda ışıkları yanan evleri mutlu ve hayalci sayıp geçiyorum, eski hayat yüzlü olanları da bizden sayıp kasaba kasaba rehavet çökmüş hayalcilerle yüzleşip şehirlere arabamı sürerken pervasızca huzurlu, telaşsız hayal hayatların içinden geçiyorum&#8230; Hız ibresi iki yüz yirmiyi gösterirken uzun hayalimin rüzgarla uçuşan saçlarıma yerleşen sonsuz, büyülü, tuhaf sarhoşluğundayım&#8230; Radar mı? Sence umurumda mı?      </span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/sence-umurumda-mi">Sence Umurumda mı ?</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">277</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Uzun Yol</title>
		<link>https://hulyaucar.com/nanooyku/uzun-yol</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hülya Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Oct 2017 18:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nano Öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[intihar]]></category>
		<category><![CDATA[mikro]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yolcu]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[yollar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://hulyaucar.com/?p=265</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>“Nereye ?&#8221; “Bilmem. Bekle, yazı mı tura mı? Yazı olursa kuzeye, tura gelirse güneye . Ne dersin?“ “Yolculuğun ilk anında tartışacak değilim. Dediğin gibi olsun. Ne geldi ?“ “Güneye yol alıyoruz. Heyecanlı mısın ?“ “Aslında biraz. Hatta çok. Sen?“ “Her şeyi merak edip sabaha kadar uyuyamayacak denli heyecanlı…” O bir gün geldi ve biz Dennis’le [&#8230;]</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/uzun-yol">Uzun Yol</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar</a><br />
<a href="https://hulyaucar.com">Hülya Uçar - </a></p>
<p>“Nereye ?&#8221;<br />
“Bilmem. Bekle, yazı mı tura mı? Yazı olursa kuzeye, tura gelirse güneye . Ne dersin?“<br />
“Yolculuğun ilk anında tartışacak değilim. Dediğin gibi olsun. Ne geldi ?“<br />
“Güneye yol alıyoruz. Heyecanlı mısın ?“<br />
“Aslında biraz. Hatta çok. Sen?“<br />
“Her şeyi merak edip sabaha kadar uyuyamayacak denli heyecanlı…”<br />
O bir gün geldi ve biz Dennis’le uzun zaman içinde sürekli varsayıp<br />
konuştuğumuz tuhaf yolculuğa 1976 model , fıstık yeşili Volvo 240 GL ile<br />
çıkıyoruz. Onca konuştuk, işte hayaller şimdi sahiden de şimdiki zaman. Bu<br />
şehirde  ikimizin de yaşadığı evler, sürekli geçtiği sokaklar, uzun yıllardır bildiği<br />
tanıdık yüzler vardı, bildik kokular, bildik yer tarifleri… Bu kararı çok kolay<br />
veremediğimiz için epey zaman aldı yola çıkmak. Gitmek istiyorduk, yine bile<br />
alışkanlıkları, şehri, kokuları bırakıp gitmek o kadar da kolay değildi elbette.<br />
Ancak öyle bir şeye karar vermiştik ki, şehri bırakıp gitmek ya da kalmak asıl<br />
sonucu değiştirmeyecekti ve hayal listemizi tamamlama isteği ikimizin de ortak<br />
kararıydı.<br />
Bagajda sadece küçük iki valizimiz, içinde hiç giyilmemiş birkaç kıyafet ve ikişer<br />
kot pantolon , kazak … Geçmişten bize herhangi iyi veya kötü hiçbir kıyafeti<br />
giymek, gereksizce üzülmek istemiyorduk. Sanki bize ait bir geçmiş yok gibi<br />
davranacaktık, sanki hafızamızı kaybetmişiz, sanki hiç eski gün olmamış. O bir<br />
yolcu, ben bir yolcu… Ortak noktamız aynı şey için aynı yolda aynı arabada<br />
oluşumuz. Bir de birbirimizi sevmekle, hoşlanmak, belki aşık olmak arasında<br />
gidip geliyorduk. Ne ben kesin aşık olduğumdan emindim, ne de o. Konuşmadık<br />
bunu , ama aşık olmadığımızı da konuşmamıştık.<br />
Çeşitli nedenlerle bu gerçek dünyada kalmak istemiyorduk. Hayat ne kadar hak<br />
ise gitmek de aynı nedenli hak olmalıydı. Bu yere ait olmadığımıza kanaat<br />
getirecek olaylar yaşamıştık . Ayak uydurmakta ciddi zorluklar çekiyorduk.<br />
Kimseyi anlayamadığımız gibi, kimse de bizi anlamıyordu. Bunlar bu büyük karar<br />
için yeterli nedenler olabilir miydi ? Bilmiyorduk, ama öyle bir zorunluluk da<br />
yoktu. Yolculuktan önce intiharla ilgili türlü şeyler okuduk, gizli gizli araştırdık,<br />
şöyle mi ölsek, böyle mi ölsek… Ne beynimiz patlasın istiyorduk, ne de bitkisel<br />
hayatta kalmak. İşi tam anlamıyla bitirmek ama güzel kalmak, güzel ölmek<br />
istiyorduk. Yolculuk sırasında nasılsa bir şekle karar vereceğimizi düşünüp , ne<br />
zaman , nasıl olacağını önümüzdeki kasabalara, şehirlere bıraktık. Bakalım nasıl<br />
ölecektik.</p>
<p>Saat akşama yaklaşıyordu. Dennis arabayı sürüyor, ben uzaklara bakıyordum.<br />
Konuşmuyorduk. Kim bilir o ne düşünüyordu, bıraktığı annesini, babasını, kız<br />
kardeşini belki. Ben ne düşündüğümü bile fark edemeyecek kadar karışıktım.<br />
Aslında içimde anlaşılır endişe, hatta korkular vardı. Yollar kalabalık değildi.<br />
Tırları , kamyonları, bizimkinden daha eski arabaları, yaşlıları solluyorduk. Her<br />
geçtiğimiz aracın sürücüsünün yüzüne dönüp bakıyordum. Yüzler ve hayatlar…</p>
<p>Donuk sürücüler, yolcular, öteki ve öteki…Sessiz bir seyir hali…</p>
<p><a href="https://hulyaucar.com/nanooyku/uzun-yol">Uzun Yol</a><br />
 <a href="https://hulyaucar.com/author/admin">Hülya Uçar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">265</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
